Göksel'den ''Bi' Seni Konuşurum'' çalıyor. 2000'lerin başı. Teyzemler yazlığın banyosunda makyaj yapıyorlar, çok genç, zayıf ve güzeller. Onları izliyorum. Onlarla dışarı çıkmak, ben de makyaj yapmak istiyorum. Arkadaşlarıyla bir şeyler içmeye gidecekler, Flamingo'ya. Yayla Sahili'nin şimdi yıkık olan efsane diskosu. Herkesin birbirini tanıdığı yazlık. Küçüklüğüm. Saatlerce denizden çıkmadığım küçüklüğüm. Büyük olmaya özendiğim. Büyük olunca makyaj yapmaya mecalimin kalmayacağını nereden bileyim.
''Bi' Seni Konuşurum'' çalıyor. Kafamda romantik şeyler değil de teyzemin yeşil bikinisi, parlak makyaj malzemeleri, gençlik, çocukluk, yazlık, samimiyet, nokia telefonlar, Flamingo konuşuyor. Konuşuyor ve çocukluğun yürek burkan özlemi geliyor. Erken gençlik yıllarımda çok da eski olmayan maziyi bu kadar özlememin nedeni belki de bazı sebeplerden kafa olarak biraz erken büyüdüğümden kaynaklanıyor.
Göksel güzel söylüyor.
Sena, yavaş yavaş sevmeye başladığı okulundaki sevdiği kafeden bildiriyor.
Yorumlar
Yorum Gönder