Evden çıkıyorum otobüs durağına gidiyorum, evden çıkıyorum
kuzenime gidiyorum, ana caddeye gidiyorum… Her seferinde köşeyi gasp etmiş bir
kıraathanenin önünden geçiyorum. Bu tek değil. Biraz ilerde bir tane daha biraz
daha ilerde bir tane daha. Geçerken bir kadının rahatsız olmaması imkansız çünkü
gözler belki art niyetsiz belki kötü niyetle size çevriliyor. Ben yolumu
değiştirmiyorum, önlerinden geçiyorum çünkü benim yolumu gasp eden onlar. Ben
onlar yüzünden yolumu değiştirmek zorunda değilim.
Genelde iç tarafta oturmayı tercih eden biriyim; sokaklara
yayılmış kafelerden özellikle erkek dolu kıraathanelerden hiç haz etmiyorum. Bu
belki daha ileri medeniyet seviyesindeki ülkelerde sorun değildir ama burada
sokağa çıktığımda rahatsız edici bakışlar demek.
Kıraathaneler kapatılsın hashtagine destek vermiştim,
sebebini hadisle açıklayacağım:
Peygamber efendimiz ‘’yollarda oturmaktan kaçının’’ demiş ;
‘’Bundan kaçınmak imkansız meselelerimizi burada konuşuyoruz’’
demiş Araplar, O(SAV) da ‘’o zaman yolun hakkını verin’’ diye emretmiş ve yolun
hakkını vermekten kastını açıklamış;
Harama bakmamak, gelip geçenleri rahatsız etmemek, selam
almak, iyi olan şeyleri emredip kötülükten sakınmak.
Harama baktıkları kesin. Gelip geçtiğimde laf atarak
rahatsız edildiğim olaylar başımdan geçti, kadın meclisine selam verince
almayan daha çok oluyor ve muhtemelen okey oynamak iyi bir şey olmadığından bu
kıraathaneler iyilik güzellik yaymıyor.
Artık güncel meselelerimizi halledebileceğimiz medeni
kafeler, güzel mekanlar var. Zaten az olan yaya yollarını kimsenin gasp etmeye
hakkı yok. Belediye de oradan daha fazla para alarak benim, senin kaldırımını satamaz.
Ama bu küçük toplumsal mesele sadece ara ara konuşuluyor. Kıraathane eski bir
kültür ama adı üzerinde eski. Artık daha iyi seçenekler olduğuna göre ve Cahliye
dönemindeki Araplar olmadığımıza göre biraz çeki düzen verebiliriz kendimize. Bindiğin
otobüsün, yürüdüğün veya oturduğun yolun hakkını vermek Müslümanlar için
neredeyse her zarif ahlak kuralı gibi göz ardı edilen bir emir.
Ben İslam’dan örnek verdim. Kişiliğinde farklı bir unsuru
baskın olarak taşıyan biri mevzu hakkında başka veya aynı düşünüyordur bilemem.
Zannımca insanlar toparlanmalı, eğer ahlaklı olmuyorlarsa
kıraathaneler kapatılmalı.
Vesselam.
Yorumlar
Yorum Gönder